14.11.2011

Kalbimin sesini dinledim…

SDC10944 cenem dostum, seni, Emel teyzemi ve arkadaş grubumuzu o kadar özledim ki! Ne güzel yazmışsın, yazında okuyunca demek o kadar olmuş, ne kadar çok olmuş buraya geleli diye düşündüm..ben oysaki dün gelmiş gibiyim. Bilinmezlik getirdi beni buraya, ne kadar güzel söylemişsin, kalbimi dinledim bu sefer, zira beynimi dinleseydim burası çekilcek çile değil^^..her şeye rağmen mutluyum, tek hüznüm ailemden ve sizden uzak olmak...dilerim sen de kalbini dinliyorsundur,kalp insanı pek yanıltmıyor...eğer gerçekten sadece onu dinlerseniz…

Hayatta bazen bazı anlar vardır, başkaları ne derse desin mantığınız bile bambaşka birşey diyorsa bile kalbiniz aynı şeyde ısrar eder. İşte bu anları yaşıyorum. Çevrem, ailem ve mantığım uzun zamandır bana “Dünyanın öbür ucuna mı gideceksin? Ee hadi gittin, orada mı yaşayacaksın? Ne işin var orada? Neden orası?”, diyor. Ben ise ısrarla kalbimle cevap veriyorum, “Evet, ısrarla kalmak istiyorum bu uçta. Neden burası olmasın? Canım burada olmak, yaşamak istiyor”, diyorum. Kalbimden içimden geliyor bu cevaplar. Zira mantıkla verilebilecek cevaplarım yok, çünkü mantığın durduğu yerdeyim. Şu an kendimi Seul’de sanmama rağmen aslında Anyang’dayım, koreli arkadaşımın teyzesinin evinde. Neden kendimi hala Seul’de sanıyorum, çünkü burası Seul’e çok yakın ve Metro 1. Hat (mavi hat) ile rahatlıkla gelebiliyorsunuz. Aslında Tuzla’da oturup İstanbulluyum ya da Torbalı’da oturup İzmirliyim demek gibi birşey..Bu ülkede yer kısıtı nedeniyle pek çok yerleşim yeri dibdibe böylece başka bir şehirde miyim yoksa hala aynı yerdemi bilemiyorsunuz. Ancak Seul merkeze trenle 40dk ulaşabildiğim için hala Seul’deyim ^^

Şimdi Seul’den yazıyorum bu yazıyı…Cenem dostumun yazısında da bahsettiği gibi, buraya gelirken bir kaç tanıdık ve arkadaşlarımın arkadaşları dışında pek birşeyim yoktu. Şimdi elimde ne var diye sorarsanız, gene pek birşey yok derim. Sadece cevaplanmamış milyonlarca soru ve sabrımı sınayan bir sürü sınav. Bunlardan şikayet ediyor muyum, bazen kendime soruyorum, neden yapıyorsun bunu kendine diye, o zamanlar kendimi kendime şikayet ediyorum, ancak sonra kendime geliyorum..Bunu mantığım istemedi, kalbim istedi o zaman şikayet etmenin anlamı yok, başa gelen çekilir^^..Mantığınızla kararlar aldığınızda fiziksel olarak çok acı çekmeyebilirsiniz. Bundan kastım, herşeyi mantığınızla ayarladığınız için maddi olarak ne para sıkıntınız olur belki, ne iş kaygınız ne de okul. Hepsi zaten mantıklı bir şekilde ayarlanmıştır. Ancak kalp sıkıntısına garanti yoktur, her mantıklı iş kalbe iyi gelir mi bilemiyorum. Fakat şunu yanıtlayabilirim, kalben verdiğiniz mantıksız kararlar sonucu fiziksel, maddi bir acı içinde olabilirsiniz ancak ruhen huzurlu ve mutlu oluyorsunuz. Kendi durumumu böylece özetleyebilirim. Burada hava günden güne soğuyor, oldukça mantıksız ve ani verilmiş bir karar-pek çoğuna göre- sonucu kış yaklaşırken elimde bir iki tshirt ve yazlık kıyafetlerle kaldım. Param sınırlı bir süre içindi, tabiki elini ayağını çeker oldu. Bunlar yetmezmiş gibi bütçe hazırlamadan, ben Korece öğrenmek istiyorum diye tutturdum, Seul kazan ben kepçe tüm üniversiteleri ve kurslarını gezdim sonunda bir tane buldum. Üniversitenin adı Hanguk Yabancı Bilimler/Diller Üniversitesi. Başvurumu yaptım, ancak şimdi okumak için gerekli olan vize işlemleriyle uğraşıyorum. Almanca ve İngilizce biliyorum, Avrupa Birliği üzerine uzmanlaştım ve Seul’de Korece öğrenmek için uğraşıyorum. Ne kadar çok ortak noktası var değil mi? Mantıklı düşünen herkes bana neden Kore? Neden Avrupa değil diyor. Bende neden Kore ve Korece olmasın? diyorum. İşte tamamen kalbimi dinliyorum ve yapmak istediğimi yapıyorum…

Düşündüm de, ne kadar şanslıyım istediğimi yapma lüksüm var^^..Bu konuda sonsuz destek olan bir ailem var, ve cenem dostum ve bir sürü arkadaşım..Kolay değil elbette, çok zengin ve şımarık yetişmedim. Bu yazımı okuyunca, o kadar para bizde olsa bizde gideriz diyebilir, ben öyle derdim :)..Gerçekten de öyle değil, sadece Allah yardım ediyor, bir şeyi gerçekten isteyince. Ailem bana destek olurken “hadi evladım istediğini yap biz sana sonsuz desteğiz”, tabiki demedi! Daha çok şu cümleleri duydum, “Dünyanın bir ucunda ne işin var, şimdiye kadar her şeye göz yumduk bir de bu mu çıktı. Kaç yaşına geldin, bir düzen oturmadı. Şimdi bari oturt, hala geziyorsun………???!!!….” Daha hayal edebileceğiniz pek çok nasihat-azar-yıldırma cümleleri ^^. Ancak siz dik durur ve gerçekten ne yapmak istediğinizi söylerseniz, aileniz de sizi anlıyor. Benim ailem beni anladı ve ellerinden geldiği kadar yardımcı olmaya çalışıyor. Ben de bu sırada yan gelip yatmıyorum tabiki :), hala bir iş arıyorum ve vize işlemlerini çözmek için uğraşıyorum. Henüz bir çok şey havada, oturmuş değil. Süpriz yumurtalarla yaşıyorum, ya da numaralı yıllık takvim mi desem? Her gün o günün tarihini açınca bir süpriz çıkıyor ardından..Bazen çok mutlu bazen çok üzücü bazen boş bazen umut verici, hepsi ayrı ayrı..Başta mutlu bir gelişme olunca umutlanıyor, sonra üzücü bir gelişme olunca üzülüyordum..Canımın sıkkın olduğu bir gün en çok sevdiğim yere buradaki çok büyük bir kitabevine Kyobo’ya gittim. Orada rafları gezerken Buddha’nın Öğretileri isimli bir kitap ilişti gözüme, aldım olduğum yere oturdum ve önüme gelen ilk sayfayı açtım. İşte böyle çıktı karşıma sözler:

“They who imagine truth in untruth, and see untruth in truth, never arrive at truth, but follow vain desires.

They  who know truth in truth, and untruth in untruth, arrive at truth, and follow true desires.”

Yanlışta doğruyu hayal edenler ve doğruda yanlışı görenler, doğruya asla ulaşamazlar, ancak beyhude arzuların peşinden giderler.

Doğruda doğruyu bilenler ve yanlışta yanlışı, doğruya ulaşırlar ve doğru arzuların peşinden giderler.”

Emel teyzem, çok sevdiğim birisi, kendi büyükannem, arkadaşım gibi. O kadar değerli bir insan ki, onu ve öğütlerini çok dinledim mis kokulu demli çayını içerken ve lezzetli keklerini yerken. Bu nedenle onun sözlerini hep dikkate almaya çalışmışımdır. Çok bilgili ve görgülü bir İstanbul Hanımefendisi kendisi^^ Cenem dostum ise bence oldukça benziyor Emel teyzeme ^^…Bu nedenle sordum cenem dostuma, Emel teyzem ne diyor diye, ve şimdi onun verdiği cevap üzerine kalbimi dinlemeye çalışıyorum…

Dilerim herkes kalbini dinler ve dediklerini duyar, kendinde o sözleri gerçekleştirmek için cesaret bulur. Ben bunu yaptım diyemem, ancak başladım ve yapmaya çalışıyorum..Herkesin yolu açık olsun, gönlüne göre…

Seul’den Sevgiler

SuchiN ^^

Not: Han Nehri kenarında Yeoido diye ufak bir adacık var, resimi orada çektim. Elimde buraya gelmeden önce sevdiğim bir arkadaşımın Berlin’de bana hediye ettiği ve Kore hep boynunda olsun dediği şanslı filim, İzmir’den aldığım hindistan cevizinden yapılma hayat ağacı yüzüğüm ve güzel yerlere götürmesi ve muradıma ermem için giydiğim yeşil ayakkabılarım, İstanbul’dan canım kardeşimin getirdiği mavi taşım ve Bulguksa Tapınağından aldığım Kadınları temsil eden Kule..Bir de bol bol umut ve sabır, elimde bunlarla geldim Seul’e…^^

2 Kommentare:

  1. Gerçekten çok alakasızmış seçimlerin:D Ama insanın zaman geçtikçe seçimleri, düşünceleri değişebiliyor bu yüzden bana garip gelmiyor, hak veriyorum sana. Dediğin gibi istediğin şeyleri yapabildiğin için şanslısın, darısı başıma :)
    Hankuk Üniversitesi Türkçe konusunda en öne çıkan üniversitelerden sanırım. Seul'de Türkçe okuyan birkaç arkadaşım var onlar da o üniversiteye gidiyorlar. Hayırlısı olur senin için inş. Bu arada şöyle bir şey duydum Türkiye'den gönderilen para Kore'de hemen hemen yarı yarıya iniyormuş. Ailen para gönderdi mi sana? Doğru mu? Merak ettim :)

    Bu arada resimler, resim isimleri olarak görünüyor. Tek tek tıklamak durumunda kalıyorum. Resimleri görsel olarak koyarsan daha güzel olur bence ^^

    AntwortenLöschen
  2. Evet, hayat seçimlerden ibaret değilmiş. İstediğin zaman istediğini seçebiliyormuşsun.Bugün cenem dostumun yazısını okudum ve şöyle demiş birisi ona "Daha gençsin!En azından istediğin şeyi yapıyorsun!" Bu çok önemli :) insanın yapmak istediği şeyi bilmesi ve yapması. Alakasız seçimlere gelince biraz karakterle paralel gidiyor galiba :) Herşeyle alakalı çok alakasız bir insan olduğumu farkettim :D bu yüzden uyumlu bir karmaşa içinde yaşıyorum^^, kendime göre :). En azından şimdi istediğimi yapıyorum, dilerim herkes istediği şeyi yapar ve bunun mutluluğunu yaşar^^

    bu arada resimleri direk yüklüyorum ama neden böyle oluyor anlamadım :s tekrar bakacağım, teşekkür ederim önerin için

    güzel bir hafta diliyorum sana cheesecakecim :)

    AntwortenLöschen