Geçelerde okuduğum bu yazıyı paylaşmak istiyorum. Yazıda en çok hoşuma giden kısım “gökyüzüne dikeceksin gözlerini uzun uzun bakacaksın. Rüzgar yanından geçip gidemeyecek, uzun uzun çekeceksin içine, toprağa batıracaksın ayaklarını kök salacak…" Geçen hafta bir yaş daha yedim! evet, ilginç bir tabir, Kore’de böyle diyorlar. Hemen hemen pek çok şeyi “yemek” ile tabir ediyorlar. Kaç yıl yediğimi söylemeyeceğim, bir önemi yok ^^ ancak Nil’in yazısının bana iyi geldiğini söyleyebilirim. Bir doğum günü hediyesi gibi, düşmediklerimi tekrar düşündürdü. Burcum balık değil ancak aklım balık diyebilirim. Sık unutuyorum pek çok şeyi, böylesine güzel yazıları okuyuncada hatırlıyorum tekrardan.
Gerçekten iki kere yaşanmıyor hiç bir an, aynı kişiyle bile. Her seferinde farklı bir an oluyor aynı şeyleri bir araya getirsende, zaman değiştiği için çevrem değiştiği için olabilir ancak ben değişiyorum, esas ben değiştiğim için oluyor. Kendimin hiç değişmediğini düşünüyordum ancak bende değişiyorum. Evet, büyüdüğümün farklılaştığımın farkında olduğumu sanıyordum ama gerçekten değiştiğimi görmemişim herhalde. Bir yaş daha değiştim, bu yaşla birlikte değişen şeyleri düşününce ne kadar çabuk da ilerliyor anlar.
Uzun süre yazmadım bloguma, yazmayı çok seven ben uzun süre boş bıraktım bu alanı. Bir süre ara vermek istemiştim hayata, pek çok şeye sadece nefes almak için ancak yokmuş öyle bir şey. Ara verdiğimi düşünürken sadece asılı kalmışım olduğum yerde, bir tek yazıya dökmemişim, ancak değişim durmamış gene değişmişim. Uzun süredir hayattan ne istediğimi düşünüyorum, buraya kadar geldim dünyanın en Doğusuna, uzaklara belki cevap bulurum diye, yokmuş bir cevap aslında sorulmayan soruya. Her yeni yılda, yaşta ne değişti hayatımda diye düşünürüm, neler yapmışım ben gerçekten kendim için ne yapmışım?? Her şeyden önce kendim için geldim buraya nedenini bilemesemde. Öyle her seferinde kendine planlar yapıp, peşinden giden düzenli ve stratejik bir insan olmayı istemiş olsamda hep karmaşık, son dakka ve süpriz bir insan olduğumun farkına vardım. Çocukluktan beri ne olmak istediğine karar veren ve bunu gerçekleştirenlere hayranım, ben bu doğum günümde gene cevap veremedim büyünce ne olmak istediğime, ancak bir sorunun cevabını verdim burada olmak! Çerçeveleri oluşturmada iyi olsamda içini dolduramıyorum galiba, ben kalbimi dinliyorum çünkü. Her ne kadar mantıklı bir insan olduğumu düşünsemde ben kalbinin sesini dinleyen birisiyim. Şimdiye kadar yaptığım pek çok şey oldu, istemeyerek de yaptıklarım ama gene gerçekten hissettiğim şeyleri yapmışım ben, buraya gelmeyi gerçekten istedim ve geldim. Burada bulunduğum sürece gerçekten yapmak istediklerimi yapmaya çalıştım, çalışıyorum. Bu yüzden yaptıklarımın bana maddi getirisi olduğunu söyleyemem ama mutlu olduğumu söyleyebilirim.
Ancak öyle kolay değilmiş hayat diyorlar, para kazanılması gereken bir şey. Şimdi gene aynı ayrımdayım sevdiğim şeyleri yapmak ve para kazanmak, ikisini bir arada yapmak oldukça zor gibi. Bu aralar beynim bu ikisini nasıl birleştirebilir diye zorluyor kendini, bir çözümü vardır umarım. Şimdi söylediğim pek çok insana anlamsız veya mantıksız gelebilir ancak hiç aklınızdan geçmediğini söylemeyin pek inanasım yok :)
“Madem hepimiz geçiciyiz, öleceğiz o zaman sadece yapmak istediklerimizi yaparak, çok para kazanmadan da yaşayamaz mıyız? ya da yapmak istediklerimizi yapmak için anlamsız işler yaparak para kazansak olmaz mı?Çok mu an kaybetmiş oluruz? Peki sadece gökyüzüne diksem gözlerimi uzun uzun, esen rüzgara geçit vermesem çeksem içime derin derin, kök salsam bastığım toprağa sadece, anı yaşasam böyle çok mu şey istenir? Uyanmak zorundamıyım hayalimden?”
Geçen yıl doğum günümde hayal ettiğim, dilediğim pek çok şey vardı, çoğu gerçekleşti inanamıyor hala daha :). Bu sene ise çok daha azdı dileklerim, ancak daha geniş. Dilerim gerçekleşir herkesin dilekleri, en çok dilediğim şey ise
…bir sabah kalktığımda işe gitmek için hazırlanıyorsam eğer gülümsemek ve yaptığım işten zevk almak. İşte buymuş olmak istediğim demek!
I want to say I lived each day, until I died.The hearts I have touched, will be the proof that I leave, that I made a difference, and this world will see...
29.08.2012
Gerçekten iki kere yaşanmıyormuş…
27.11.2011
Hicri yeni yılımız kutlu olsun
Bir önceki yazımda nerelere gideyim derken, yeni yıl getirdi ilk hediyelerini..Cuma günü yeni ay başlangıcı demişti cenem dostum mesajında, gerçektende bir başlangıç oldu benim için..yeni bir oda, yeni bir iş ve yeni bir yıl…
Dün Hicri takvime göre yeni yılın ilk günüydü, yıl ise 1433. Kendimi gelecek ve geçmişte aynı anda yaşıyor gibi hissediyorum. Yeni yıl başlangıçlarını seviyorum, hepsi yenilikleri getiriyor. Benim hayatımada çok güzel yenilikler getirdi. Geçen günlerde “ne yapsam nasıl hayatımı düzene soksam dünyanın bir ucunda dilini bile bilmediğim bir yerde” diye başıma ağrılar girerken bir anda saat yeni yıl için 00:00 oldu ve her şey “poff” diye oturdu yerine. Bugün kendi odama yani evime taşınıyorum^^. Koreli ve Japon iki arkadaş sayesinde bir süre için bir yerim olacak. Size bahsettiğim gibi burada ev tutmak ya da bizim düşündüğümüz büyük odalara sahip olmak lüks. Ben şimdilik ufak bir oda, içinde banyosu ve masası olan bir yerle yetineceğim^^ Daha ne ister ki insan, en azından kendi yerim^^, oldukça mutluyum..Çok şükür :)..Sonrasında ise üniversitenin yurduna taşınacağım kısmetse, yarın oldukça yoğun bir gün hepsi ayarlanacak^^
Diğer bir yenilik ise yarından itibaren bir işim var!! Evet yapmayı çok istediğim birşey yapacağım ^^ Çokkültürler Müzesi için çalışmaya başlıyorum^^ Bu işin maddi getirisi pek yok, ancak çok zevkli ve güzel bir fırsat, en azından ben öyle düşünüyorum. Yarından itibaren pazartesi,salı ve çarşamba günleri üç farklı yerdeki anaokuluna gidip, Türk kültürü, Türk dili ve Türkiye’ye dair bilgiler içeren dersler vereceğim. En güzel yanı anaokulunda ve çocuklarla olmam değil, bu dersleri ağırlıklı olarak Türkçe verecek olmam ^^…Benim gibi bir kültür faaliyetleri delisi için muhteşem bir iş bu! Ücrete gelince, 6 haftalık progamın sonunda yol masraflarımı karşılayacak bir ücret verilecek. Bahsettiğim gibi gönüllü bir iş bu, aksi takdirde kimse yapmazdı herhalde ^^ Ancak bulunmaz bir fırsat, kendi kültürümü tanıtacağım burada, üstelik oldukça eğlenceli ^^ İnsan hayatta kaç defa gerçekten yapmak istediği bir işi yapabiliyor ki? Ya para sıkıntısı oluyor ya zaman..Şu anda geçiş döneminde ve hala öğrenci olduğum için birçok lüksüm var, bu yüzden kendimi şanslı hissediyorum^^ Birçok sıkıntı yaşamıyor değilim tabiki pek çok konuda zorluklar yaşıyorum. Ancak hayat istediğimiz şekilde kıvrılıyor, virajlarıda ona göre oluyor. Bu virajlar korkutsa da eğlenceli olmayacak anlamına gelmiyor.
Bu arada yaklaşık 1 ay evvel Pohang’da bir koreli kızkardeşimin kuaförde saçı yapılırken bir dizi izlemiştim, aynı dizi şimdi Koreli teyzemin evinde bu yazıyı yazarken denk geldi. Kuaförde izlediğim sahne çocukluk aşkı olan çocuk kıza beysbol topu veriyor ve sonra bir kaza oluyor ve kızı öldü sanıyordu. Şimdi izlediğim sahnede ise büyümüşler, nasılsa kız evlerine gelmiş ve aynı beysbol topu çocuğun eline geçiyor ve öğreniyor ki o kız çocukluk aşkı^^..Bu dizinin aynı dizi olduğunu görünce, nedense bir tuaf oldum ve Pohang’daki güzel anılarmı hatırladım..Bir de ne kadar uzun zaman olmuş, zaman ne çabuk akmış..O zaman neler düşünüyordum, şimdi ise neler yapıyorum..
Hayat sen hep güzel şaşırt bizi, olur mu? Güzel süprizlerle renklendir hayatımız…^^
Yeni yıldan herkese iyi dilekler diliyorum^^
p.s. Bu arada yeni evim Seul’de artık tekrar Seul’deyim :))))
31.12.2010
Mutlu Yıllar
In a few hours a new year will start with new hopes and wishes. I'm so excited about it. The reason is maybe that I've finished my thesis, which was a long waited moment, or maybe I can make another wish list, or maybe I have so many friends, whom I could send postcards and share my happiness...There are so many reasons..This year is going to be different! I said it also for 2010 but this time I really feel different about it. I can't wait to see that my wishes for 2011 will become real. I learnt a lot during 2010, I know this will help me through 2011 and life. I hope that 2011 brings happiness and joy to everyone!
Today, I've send postcards to my friends all over the world. It was great to share happiness by sending gifts and postcards. I hope that my best friend gets her gift before midnight! That would be great. I planned to be with her for the new year, but unfortunetly I could'nt make it. It doesn't matter because I'll be with her very soon! To celebrate my graduation!! Looking forward for that day!
I'm with my family now, maybe next year I'll be somewhere else. But this year I'll have a traditional celebration with the whole family. Every new year eve, I remember the last year. Last new year eve, I was with my best friend and her family in Istanbul. That was so nice. Another new year eve, I love to remember is 2005! The last day of 2005, I was in Ephesus with my international family. It was could but wonderful. I guess it was also my first time in Ephesus, in winter. Mostly, you go in spring or summer. But we preferred new years eve! To walk in Ephesus during the day, and for the night a delicous dinner cooked by Shaune-from Taiwan...I smile whenever I think about it. It was so great. I really miss that time and my friends.
I wish to everyone a happy, healthy, joyful and woderful year! I hope to meet all those friends I've been missing, and I wish to travel a lot. I wish to be in Seoul, and to spent in time with my best friend in Berlin! There is so many wishes I have...I hope that all our wishes and dreams become real in 2011!!
keep smiling!!!
love you all...
Hal böyleyken anladım ki, yaşadığını yaşadığın an yaşayacaksın. Evet aynen bu cümledeki kadar çok kere! Gökyüzüne dikeceksin gözlerini, uzun uzun bakacaksın. Rüzgar yanından geçip gidemeyecek, uzun uzun çekeceksin içine,toprağa batıracaksı n ayaklarını, kök salacak. Kim varsa sevdiğin, öp öp öpeceksin. Seviyorsan, yüzünü güldürene dek söyleyeceksin. Güzel bir şey gördüysen gidip sarılmaya sarılamıyorsan, oturup çizmeye çizemiyorsan, yazmaya çalışacaksın.Her an eşsiz bir heykel, bir sanat eserine bakar gibi kıymetini teslim edeceksin ki...O da seni kucaklasın...