Maslenitsa akıtmalarıyla, “Merhaba ilkbahar, güle güle kış…” diye selamlıyor Ruslar mevsim geçişini. “Bugün Ruslar için ilkbahar başlangıcı ve bunu Maslenitsa- Tereyağı günü olarak adlandırıyor ve çeşitli akıtmalar pişirerek kutluyorlar. Bundan sonra ise Ortodoks Hıristiyanların 40 günlük oruç dönemi başlıyor..” diyor yeni ev arkadaşım Lidia. Lidia’dan bahsettim mi bilmiyorum, kendisi Rusya’nın güneyindeki Rostov şehrinden ve Rus görünümlü bir türk aslında :). Onların orada pek çok Türk yaşıyormuş, malum bir zamanlar Anzak ismiyle bizim sınırlarımızdı diyerek kızdıyorum onu hep ^^..Kendiside itiraf ediyor, “…bizim ailede Türk kanıda yok değil hani..”
İki gün sonra buraya taşınalı bir hafta olacak. Üniversitenin yurdundan çıkalı tam bir hafta, vay be zaman ne çabuk akıyor. Seul’e geldiğim ilk zamanı düşünüyorum, kalacak yer ayarlamak için ne kadar uğraşmıştım. Şimdi ise okulun ilk günü seviye tespit sınavında yanıma oturarak güzel bir arkadaşlığı başlatan Lidia ile birlikte yaşıyorum. Tam üniversite yılları, birlikte bir evde kalıyor ve okula gidiyoruz. Tanıştığımız günden beri hiç ayrılmadık, güzel bir dostluğumuz var. Bugün ise birlikte bir kaç Koreli ve Fransız arkadaşımız ile birlikte çok sevdiğimiz Concerto Cafe’de Malenitsa gününü Lidia’nın pişirdiği akıtmalarla kutlayacağız.
Seul’de ilkbaharı geçen haftadan beri hissediyorum. Hava güneşli, hafif bir rüzgar toprak ve çiçek kokusunu getiriyor beraberinde, üstelik kuşlar selamlıyor sizi uçarak ve öterek. Tam bir bahar havası var her yerde, ancak gece geç saatlerde anlıyorsunuz kışın gitmediğini, üzerinize kalın montunuzu geçirdiniz mi tamamdır. Soğuk karlı ve donlu hava yok artık, hepsi geride kaldı. Bugünden itibaren Maslenitsalarla birlikte resmen şöyle diyoruz…
“Merhaba ilkbahar, güle güle kış…”
Herkese güzel bir ilkbahar diliyorum^^