Louise L. Hay, Düşünce Gücüyle Tedavi-2 kitabında 20’lik diş ağrısının ya da çıkarmanın köklü değişimlerden kaynakladığını yazmış. Bu aklımda kalan önemli satırlardan biriydi.
İki gündür 20lik dişim bana inanılmaz bir sıkıntı veriyor. Ağrı yok ancak o dişin diş etini yararak çıktığını adım adım hissediyorum, sanki çene kemiğine yerleşiyor, yürüyor bu kadar belli acısından. Sadece bu değildi çektiğim acı son bir kaç gündür. Uzun süredir tamamlamaya çalıştığım tezi tamamladıktan sonra bir de savunma stresi sarmıştı beni. O kadar ki 1 haftadır rüyalarım savunma kabusları ile dolmuş, karnım stresten ağrımıştı. Üstüne bir de 20lik diş tam güzel oldu. Ancak olsun dedim, köklü değişim içindeyim, bu sıkıntıların sonu güzel olacak dedim, kendimi telkin etmeye çalıştım ama ne fayda. Bu stres kötü birşey, genlerin de etkisiyle insanı mahvediyor, benim gibi telaşlı bir anneniz varsa .
Tüm bu mide ve diş acısı ile gece saat 3 olmuş , gözüme uyku girmemiş ve aynı günün öğleden sonra saat 3.00’te savunması olan ve savunma sunumuna çalışmamış bir insan, bu benim!
Stresten o kadar deli olmuştum ki ne dişimden dolayı ağzımı açabiliyorum, içebildiğim sadece su, ne de açtığımda sakin olabiliyorum. Ejderha ağzını açtığında sadece ateş püskürür ya aynen öyleydim. Hepten delirdi diye evdekiler saolsun bana dokunmuyorlardı, ne de olsa son gündü. Sonrasında çekeceklerim vardı .
Tüm bu sancılar içinde 20lik dişim bana sadece “köklü değişim” sonu güzel olacak diyordu. Neyse ki babamın sakin ve faydalı tavsiyeleri doğrultusunda sunumu hazırladıktan sonra işimi sağlama almak için dünyanın her bir tarafına her dinden olan ya da inanmayan tüm arkadaşlarıma bir mail attım.
“Yarın tam 15.00 de benim sınavım var, benim için dua edin!”
Türkiye, Kanada, Tayvan, İspanya, Ürdün, Kolombiya, Hindistan, Ukrayna Almanya, her yerden her yöne…Tapınak’tan, Kilise’ye, Camii’den Havra’ya , her neye inanıyorsa toplu bir enerji ve sinerji içerisinde tüm evreni hissettim yanımda..Sınava girerken yanımda tüm o arkadaşlarım vardı, hepsi benimleydi. İnsanın sevildiğini hissettiği bazı anlar vardır, işte o an gerçekten onların iyi dileklerini hissettim, sevildiğimi ve tüm desteğin evrenin yanımda olduğunu…Sınav zamanı o kadar stresliydim ki, hocalar beni sakinleştirmek için ne yapacaklarını şaşırdı. Saolsun hepsi çok anlayışlı ve sakindiler.
Sonuç, 20lik diş acım, tüm arkadaşlarımın iyi dilek ve duaları, mide ağrım, yeni aldığım hırkam ve ayaklarımı şişirmiş olan topuklu ayakkabılarım hepimiz saatin nasıl geçtiğini anlamıyorduk. Uzun mu kısa mıydı? Zaman mevhumum yoktu, sadece o an vardı taa ki o sihirli sözcükleri duyduğum da işte “köklü değişim” deyinceye kadar…
“Çok başarılı bir çalışma, oldukça beğendik. Oybirliği ile geçer not verdik, hayırlı olsun.”
Ne???? Bi dakk bitmiş miydi?? Nasıl yani beğenmişler miydi?? Nee inanamıyorum çok mu beğenmişler??? Olamaz hiç düzeltme yok mu????Ben gerçekten başardım mı????
Bundan sonrası hala hayal…Henüz bu hayalden uyanamadım. O kadar mutluyum ki mutluluktan elime kocaman bir pankart alıp üzerine “FREE HUGES” yazıp kordona deniz kenarına gitmek istiyorum . Sınav boyunca beni bekleyen ailem ise benden daha çok sevindi. Annem yüzümü görür görmez başladı tüm sülaleyi aramaya..Benimkisi ne de olsa uzun zamandır beklenen bir haberdi. Bir sürü fotoğraftan sonra, ailece yemeye gittik. Dişim hala ağrıyor, ne yediğimi hatırlamıyorum. Daha doğrusu ne yemediğimi, bir çorba vardı önümde galiba..Ama hiç önemli değil. Benim karnım mutlulukla doldu bugün!
Bu yetmedi, bir de şımardım, o kadar güzel tebrik telefonları, güzel iltifatlar ve mailler. En güzeli ise hiç beklemediğim bir telefondu! Almanya’daki çok sevdiğim Büyükbabam Edmund aradı beni, içine doğmuş güzel haberler, biliyordu sınav tarihimi. Telefonda şaşkınlıktan ne diyeceğimi bilemedim . “Bugün mutlaka aramalıydım” dedi bana telefonda. Nasıl mutlu oldum bilemezsiniz. Bunun dışında gün boyu bana iyi dileklerini, beni düşündüklerini yazan arkadaşlarımın samimi maillerini gördüm. Hepsine muhteşem hissettiğimi ve güzel dilek ve dualarının geçtiğini söyledim! Üstelik tam puanla! Bu kadar uğraş verdikten sonra böyle güzel bir sonuç elde etmek çok güzel gerçekten! Bugünden itibaren 6 Ocak gününü yurtiçi ve yurtdışı şenliklerin kutlandığı bir gün olarak geçti tarihe.
Benim dışımda bir sürü insan tez yazıyor, ancak bu kadar destek alan bir benimdir herhalde..Sanki tek ben yazıyorum bu tezi
Artık tezde önsöz yazılmıyormuş, bari blogda yazayım. Buradan çok teşekkür ediyorum bana bu süreçte maddi manevi destek olan bir tane tek dostum Ecem’e. Beni hiç yalnız bırakmadığı, hep destek olduğu için, bu güzel iltifatların ve sonucun üzerinde kendisinin çok hakkı var! İyi ki varsın birtane cenemmm
Ayrıca diğer tüm arkadaşlarıma, aileme, teyze-hala,amca-dayı…tüm akraba-i talukat’a, benim yanımda olan herkese çok teşekkür ediyorum.
Ben 4 gün önce 10 dilekte bulunmuştum. Ve ilki gerçekleşti birkaç saat öncesinde..İkincisi ise şu anda gerçekleşiyor..Sıra üçüncü de acaba ne zaman gerçekleşecek? Tüm bu dileklerimin gerçekleşmesi dileğiyle
Son bir defa söylemek istiyorum : BAŞARDIM!