30.11.2011

Yeni odamda türk kahvesi&Nanny McPhee

“Evim evim güzel evim” yerini “Odam odam güzel odam” a bıraktı. Ee ne de olsa minyonlar diyarı Asya’nın ruhu Seul’den yazıyorum size.

Daha önceki yazımda odama yerleşme maceramdan bahsetmiştim. Birkaç gün oldu yerleşeli, dün yaptığım detaylı bir temizlik sonucu odam odaya benzedi^^. Ufak dokunuşlar nasılda değiştiriyor ortamı. Minik bir lavanta kokusu, renkli bir yastık ve örtü, işte oda daha rahat bir hal alıyor. Henüz kursum başlamadı ancak hiç boş vaktim olmuyor. Kültür müzesindeki gönüllü işim üç günümü alıyor, diğer iki günde ise meetuplara* gidiyorum, arkadaşla görüştüm derken bir bakmışım hafta bitmiş başa dönmüşüz^^. Zaman ne çabuk ilerliyor, yoksa bana mı öyle geliyor…

Yoğun program sonunda bugün boş vakit buldum ve ayaklarımı uzattım, yazı yazmanın kocaman fincanda tadını özlediğim türk kahvesini içmenin ve en çok sevdiğim filmlerden biri olan Nanny McPhee izlemenin tadını çıkarıyorum^^ Nanny McPhee benim için bir klasik! Colin Firth ise her zamanki gibi muhteşem ve yakışıklı. Bu filmi kaç defa izledim bilmiyorum, ancak gene de her seferinde sonu beni şaşırtıyor ve büyülüyor…Daha önce çok sevdiğim Berlin’de “Amelie” beni karşılamıştı, burada çok kalmak istediğim Seul’de ise “Nanny McPhee”. Dilerim son sahnesindeki gibi güzel bir kar yağışı ile selamlar beni Seul yeni yılda ^^. Zira kendimi bir masalda gibi hissetmeye başladım bile…

SDC11431

 

 

Peki Seul’de türk kahvesini nasıl buldum? Şansılıyım, çünkü EXPO’da fazla olan ve hiç açılmamış kocaman türk kahvesi kutularından iki tane verdiler^^ Peki cezvem bile yokken nasıl pişirdim? İşte annem saolsun :), fincanda pişirebilirsin dedi^^..Bende öyle yaptım.Tabiki! kahvenin tadı cezvede pişince kendi fincanında içilince oluyor, ancak böylede bir ayrı güzel be!^^ Kahve olsunda :)

Herkese keyifli bir çarşamba günü diliyorum. Burada saat akşam vakitlerini gösterirken dünyanın diğer tarafı henüz gündüz vakitlerinde..Ben günümü çok sevdiğim “Pasta” dizisini izleyerek tamamlamayı düşünüyorum^^..En güzel yanı ise diziyi Seul’de odamda televizyondan izlemek…^^

Hoşçakalın (^-^)

7 Kommentare:

  1. Burada,özellikle fincanda kahve pişiren kahve dükkanları var biliyormusunuz. Ben de pek sevmem fincanda pişeni, çünkü içerken dudağımı yakıyor:))

    Kirpinin Zerafetini okuduğunuzu gördüm Muriel Burbery çok sevdiğim bir yazardır. Bu kitabını çok severek okumuştum ve aynı güzellikte de bir filmi var...
    Ben şimdi sözünü ettiğiniz filmi bakmaya gidiyorum, izlediğim bir film mi? mi yoksa kaçırdığım mı? merak ettim.

    AntwortenLöschen
  2. sevgili laleninbahcesi, "burada" derken tam olarak nereyi kastediyorsunuz? :) İzmir'de kızlarağası vardır, orada da meşhurdur, ve çok güzeldir. Benimkisi tabi onlarında lezzetinde diil :)

    Kirpinin Zerafetini okumadan önce filmini izledim bilmeyerek :) ancak filmden anlamıştım, kirpinin zerafeti olduğunu..filmde güzeldi, ancak kitap bir başka, izledikten sonra ne düşünüyorsunuz merak ediyorum :) sizce hangisi daha güzel?

    AntwortenLöschen
  3. Kitaplarını okuduğum filmleri genelde beğenmem...Söze dökülen her şey görüntüye aynı şekilde dönüşemiyor.İstisnalar dışında mesela Margaret Duras'ın Sevgili kitabının filmi kitabından bile güzeldi...Kirpinin zerafetinin filmi evet çok güzeldi ama kitap bambaşka...Çok sevdiğim bir kitaptır.
    Size vereceğim linkte bu konuda yazdığım bir yazı var...Vakit ayırıpta okursanız Muriel Burbery'nin Kirpinin Zerafetinden önce yazdığı ama bizde yeni basılan Gurme'nin Son Yemeği hakkında da bilgi alabilirsiniz
    http://www.kitapokuyankiz.com/?p=182

    not: İstanbul Kadıköy'de de közde fincanda pişen kahve yapan dükkanlar var...

    AntwortenLöschen
  4. selam suchim, sevgili lalenin bahçesi yabancı değil, zero'nun arkadaşıdır kendisi. ben de leylak dalımın vesilesiyle kendisiyle tanışmıştım:)

    türk kahvesi içmek her yerde bir keyif!

    öptüm

    AntwortenLöschen
  5. selam cenem, evet sevgili lalenin bahçesini bir yerden tanıdığımı biliyordum :). Çok sevindim onunla tanıştığıma :)

    AntwortenLöschen
  6. sevgili lalenin bahçesi, geç yazdığım cevap için özür diliyorum. Yazını okudum, üstelik iki defa :) o kadar güzel ki! Kirpinin zerafetini bitirdikten sonra, diğerini okumayı dört gözle bekliyorum, bir süre daha sabretmeli :) şimdilik kirpinin zerafeti benim en iyi dostum^^

    AntwortenLöschen
  7. Amanın aman meğersem Koreli kuşumla canım Lalem, habersiz bir şekilde birbirlerini bulmuşlar da muhabbeti koyultmuşlar bile:)) dünya küçük diye boşa demiyorlar:)) seviyorum sizleri...

    Suchim, anlattığın tüm sahneler gözümde canlandı. Minik odan, fincanın, örtün, yastığın, televizyonun... sen orayı çok sevimli bir hale getirmişsindir eminim:) kocaman öpücükler sana:)

    AntwortenLöschen