14.11.2010

Mailiniz var!

Bir liste yapmaya karar verdim. İzlediğim ve izleyeceğim tüm kore filmlerinin listesini yapıyordum. Daha kalıcı olması ve rahat takip edebilmem için penceremin kenarındaki küçük yeşil kaplı uzun zamandır elime almadığım not defterime uzandım. 

Bu not defterinin kapağında A-Z harfler var, çiçekler var, papatyalar, biraz baharı anımsatıyor. Ne zaman aldığımı hatırlamıyorum, ancak içini açınca ilk ne zaman birşeyler not ettiğimi gördüm. Tarih 20.09.2005, “Salı günü telafi” diye başlık yazmışım, neyin telafisiydi acaba? Arka sayfada bir ipuçu buldum, o zamanlar gittiğim ingilizce kursunun telafi dersiymiş. Ne kadar çalışkanmışım, telafi derslerine gidiyormuşum Smile.

Bir sonraki sayfada ise 21.09.2005, Ders Programı. Perşembe günüm boşmuş o zamanlar, ne kadar çok sevinmiştim, bir yandan da neden cuma değil diye hayıflanmıştım. O sıralar yeni bir sevda sarmıştı beni, uluslarası bir öğrenci platformunda gönüllü olmak için koşturuyordum. Cuma günleri akşamları toplantı olurdu ve ben genellikle gidemez ya da dersi ekmek zorunda kalırdım. En çok sevdiğim hocanın dersini ekmek zorunda kalmak çoğu zaman zor oluyordu.

Sayfaları çevirdikçe tarih 22., 23., 24.09 diye ilerliyor. Başlıklar birbirine yakın ders programı, kurstan notlar, ingilizceden notlar, önemli kalıplar, sınavlar..Arada bir o zamanlar bayılarak izlediğim The O.C. ‘nin Seth karakterine iltifatlar yazmışım, ders notları arasında sıkıldığım bir an olsa gerek..resim bile yapmışım, ne kadar çok sıkıldıysam artık siz düşünün Smile….

Tüm bu sıkıcı ders notları, grafikleri, sınav tarihleri arasında her açtığımda beni gülümseten bir not buldum. Cenem dostum benden habersiz çizmiş bunu not defterime, ne kadar güzel bir anı…

SDC13962

Daha ilerledikçe bir yandan tarihlerin değiştiğini, diğer yandan zamanın nasıl aktığını görüyorum..O yıla, yıllara dönüyorum neler yaptığımı görüyorum tek tek, sanki bir günlük. Günlük tutmayı ne kadar çok istesemde daha çok aylık ve yıllıklarım vardır. Nedense hep ertelerim günlüklerime yazmayı, günlük olması için birbirinden güzel defterlerim var, hala alıyorum bir sürü ancak genede günlük olarak başlayan defterler önce aylık sonra yıllıklara dönüyor Smile. Galiba ben not defteri tutayım, ya da ajanda, daha çok işime yaradığı belli..

Bunu bir daha gördükten sonra hızla çevirdim yaprakları, bir de baktım, yeni bir yıl olmuş : 06.01.2006, Deniz Café

Sonunda çok istediğim şey olmuş, ve gönüllü olmuşum bir sürü uluslarası öğrenciye yardım etmek için..

Deniz Café: Neresi olduğu hatırlamıyorum şu anda, bu şehirde bir yerde, ama kimbilir neresi, dört sene olmuş.. “Our International family” oluşturan arkadaşlarım bana iyi dileklerini, onlara hediye ettiğim şeyleri çok beğendiklerini ve çok duygulandıklarını (ki ne aldığımı bile hatırlamıyorum), kendi memleketlerindeki ev adreslerini ve beni her zaman beklediklerini yazmışlar…Birisi Makedonya’da, diğeri Atina, Kolombiya, Brezilya,Meksika, Rusya, Almanya....Hepimiz bir arada toplanmışız, ne güzel günlerdi. Onları en son 2006 yılında gördüm, o zamandan beri görmedim. Ancak mail üzerinden hala haberleşiyoruz. Ne kadar güzel değil mi? İnsanın uzakta olduğu arkadaşlarıyla, hala haberleşmesi çok güzel birşey. Bir mektup, kart veya mail atması ve cevabının gelmesi, ne kadar heyecan verici aslında.

Bunun heyecanı ile sayfaları daha hızlı çevirirken bir de o yıl bir Efes gezisinde tanıştığım Güney Koreli Jenna, ve Japon Yuka’yı hatırladım. Mail adreslerini almışım, ancak onlarla o zamandan bu yana hiç yazışmadım denebilir. Az önce oturdum ikisinede bir mail yazdım ve gönderdim. Belki beni hatırlamıyorlardır bile, olsun genede ben onlara kendimi hatırlatmak istedim. İkiside çok tatlı kızdı. O gezide, kış olmasına rağmen çok eğlenmiştik. Benim o yıl için Efese yaptığım 3 gezinin 2.siydi. İlkini ise yılbaşında yapmıştım. O da başka bir hikaye, bir gün onu da anlatırım :)…

Orada şimdi sabah olmuştur belki de, kalktıklarında mailimi okurlar mı acaba? Eğer gönderdiğim adres hala geçerliyse..Gerçekten çok merak ediyorum bunca zaman ne yaptıklarını, bakalım bir cevap gelirse, sizi de haberdar ederim Winking smile

Şimdilik beklemedeyim…

2 Kommentare:

  1. Ah cenem. şu anda seninle aynı şehirde olmanın mutluluğu içindeyim. bir yandan da ne zmn görüşeceğimizi kestirememenin gıcıklığı içindeyim.

    defterine gizli gizli şeyler çizmeyi hep sevmişimdir. yine saçma sapan bir çizimim ve üzerinde şarkı isimleri var. bu iyi. o şarkıları şimdi dinleyeceğim. özellikle robieninkini.

    tüm dünyadan arkadaşlarının olması beni hep mutlu etti, hep takdir ettim seni. mutlu etti çünkü nereye gitsem bana kalacak yer bulursun biliyorum. takdir ediyorum, çünkü asla senin kadar insansever olamadım.

    seni çok seviyorum.. blog arka plan harika. öpücük!

    AntwortenLöschen
  2. bende sabah aynı duyguyla uyandım :). Bir 82'ye binmem yeterli yanında olmam için, bunu bilmek muhteşem birşey! Plansızlık ve belirsizlik bizi hep sinir eden şeyler olmuştur, ancak bazen elimizden gelmeyen nedenlerden ötürü böyle olabiliyor. Sen sıkma canını, nasılsa görüşeceğiz :).

    bende hep senin defterime bu defa ne çizdiğini görmeyi, ya da bazen birşey not etmek için açtığımda, mutluluk ve süprizin şaşkınlığıyla çizdiklerini ve seni ne kadar çok sevdiğimi düşünmüşümdür. Her ne zaman böyle bir hatırayı görsem o gün gelir aklıma, çünkü hep o güne dair bir iz bırakırsın genelde, öylesine çizimler değildir :).

    tüm dünyadan arkadaşlarımın olmasında senin katkın çok cenem :). beni yaptığım her işte her zaman yüreklendirdin, destek olsun, yanımda oldun! tabiki nereye gitsen kendini benim evimde gibi hissedebilirsin :) , zaten onların çoğu seninde arkadaşın :)

    bende seni çok seviyorum! blogun arka fonundaki desenler bana hep anneannemi hatırlatır, onun o eski her yeri vintage kokan evinin olduğu küçük kasaba..onu çok özlüyorum..

    AntwortenLöschen