17.10.2010

All about an apple*puddin' pie

Bugün pazar, ve yeni bir haftanın başlamasına saatler kaldı. Geçtiğimiz hafta benim için çok hareketliydi. Uzatmalı tezime dair bir sürü iyi ve kötü haberler, kararlar ve cevaplar aldım. Gerçi henüz bitmiş değil. Benim dışımda herkesi bıktıran uzatmalı tezimden ne zaman ayrılacağım bu hafta kesinleşecek galiba..Henüz o da belli değil..Neden benim dışımda herkesi bıktıran uzatmalım dedim, çünkü ben bıkmayı bıraktım, alıştım artık. Seçimime ve kendime saygılıyım :).

Madem bu hafta belli olacak akibetim dedim, bende çok sıkılmış  ve yeni tabirle moralman yerlerde olan canımı keyiflendirecek birşey yapayım dedim ve kendimi mutfakta buldum.

SDC13750

İşte sonuç:

aslında sakızlı muhallebilili elmalı tart ama ben ona kısaca apple*puddin’ pie diyorum..çünkü içinde en çok sevdiğim şeyler var..bir puddin' bir elma bir de tarçın..kış günlerinde  tadılası en güzel lezzet..

 

Kendimi daha iyi hissediyorum..Gerçekten güzel oldu elime sağlık, bence hayat bu, her şey bir dilim apple*puddin’ pie yerken ve yanında kahve içerken, çok sevdiğiniz bir diziyi izlemekten ibaret! Birazdan kahvemi de alıp geçicem tv karşına açıcam KBS World ve izlicem en çok sevdiğim dizilerden birisini .."All about Marriage"…

SDC13758

Aslında "All about Marriage" özel yapan birşey yok. Sade güzel bir aile dizisi. Genç bir sosyoloji profesörü bir anda başarısından dolayı kendisini ünlü ve güzel bir sunucu olan partneri ile "All about Marriage" isimli bir talk show yaparken buluyor… Onu bugünlere getirmek için kendi hayallerinden vazgeçen bir karısı, oğluyla gurur duyan bir babası, gelinini daha çok seven bir annesi, küçüklükten beri babası tarafından karşılaştırıldığı için abisine sinir olan öğretmen bir kız kardeşi ve üniversite bitirmesine rağmen henüz iyi bir iş bulamadığı için sürekli yetersiz olduğu düşünülen bir küçük erkek kardeşi var.

images

Esas oğlan ve esas kız olan evli çiftimiz profesör ve rice-cake (korede çok sevilen pirinçten yapılan bir tür kek) yaparak çalışan gelinimiz-kendisine kısaca rice-cake girl diyorus-  çevresinde dönmekte olan hikayede diğer kişilerinde hayatlarına ve sorunlarına değilnilmekte. Aslında herkesin bir hikayesi var ve bu hikayeler birbirine geçmiş durumda.Bazen komik, bazen hüzünlü, bazen düşündürücü ancak hep aynı ne kadar farklıda olsa karakterler…

Şan ve şöhretten gözü kör olmuş profesörümüz karısını küçük görmekte, karısı rice-cake girl hayatının anlamını ve ne yapmak istediğini çözmek için evi geçici olarak terk etmektedir. Bir diğer hikaye ise burnu havada, statüye önem veren öğretmen kızımız,yani görümce, belirli bir işi olmayan, genelde taksicilik yapan öğrencilerinden Jun’un babasına aşık olmuştur. Herkes karşı çıkmasına rağmen, o sahip çıkmaktadır aşkına..Bu hikayede küçük kardeş ise hep bilindik bir senaryoda oynamakta; fakir çocuk♥ zengin kız, karşı çıkan aileler…Tüm bu sorunların ortasında anne-baba, işte büyük bir aile…

Haftasonları en çok bu dizi izlemekten keyif alıyorum. Rice-cake girl hayatta kimse için kendini feda etmemen gerektiğini gösteriyor bence. Tabiki yardımcı olacaksın, destek olacaksın sevdiklerine, ailene ancak feda etmeyeceksin kendini bir teze bile! İdeallerini unutmayacaksın, istediğini, bir zamanlar neleri hayal ettiğini…Her haftasonu bunları hatırlıyorum izlerken dizimi…tekrar düşünüyorum, kahvenin kafeinin açtığı zihnimle, bir plan bir geriye dönüş, bir bugünü değerlendirme ve sonuç!

Bugün yine hepsini sırayla yaptım, düşündüm kahvemi içerken, geriye baktım istediklerime, geçen haftaya, sonra bugünü değerlendirdim ve sonuç:SDC13757

Benim derdim aslında elmalı tarçınlı puddin'  tartmış! Bir dilim tart, tv karşına geçmek kahvemi yanına almak ve keyifle izlemek dizimi,kendimi tartmak… Bu kadar basitmiş her şey! Boşuna sıkmışım canımı, ne kadar şanslı olduğumu hatırlattı bana bu bir dilim, tekrar tarttım kendimi. Çok şansılıyım, çünkü çok güzel bir tart yapıyorum, çok şanslıyım çünkü yaptığım tartı yiyebiliyorum, çok şanslıyım çünkü bu tartı yerken çok sevdiğim bir diziyi izliyorum, çok şanslıyım çünkü yanında kahvemi içiyorum, çok şanslıyım çünkü bunları yaparken tırnaklarımda pembe ve mavi ojeler ve başparmağımda yunuslu bir yarabandı var, çok şanslıyım çünkü bu haftaya böyle bir başlangıç yapıyorum!

Herkese bu haftaya benim gibi güzel başlamasını diliyorum. Güzel bir başlangıcın geriside güzel gelecektir. Gelmesede sorun değil, evde bir koli yumurta, bir çuval un, bir kasa elma ve kendime tart*mak için bir sürü uzun haftasonları var!

That’s all about…(^-^)

 

1 Kommentar:

  1. Selam cenem,
    bu yoğun günlerinde 5 dk ayır ve blog hayatının ilk mimini cevapla:) seviyorum seni, bloguma gel ve mimi oku! iyi eğlenceler

    AntwortenLöschen